Yıl bin dokuz yüz kırk üç
Şartlarsa bir hayli güç Genç memur der; ‘Onu geç.’ O, Mustafa Güzelgöz Kütüphaneyi bekler. Günlere günü ekler. Çok kapıları tıklar; ‘Okuyan yok.’ Sorun çöz. Ürgüp, basar bağrına. On’la koşar yarına. Çözüm bulur soruna Engellemez gün ve buz. Der ki; Yangel de yat, Battı mı sana rahat, O, der; ‘Olmaz bu hayat. Çalışırım, verdim söz. Gelen yoksa, giderim, İne hizmet ederim, Hakka, halka ne derim? İçimde yanar bir köz Pazardan eşek alır. Kendi de yoldaş olur. Kitapla köye gelir ‘Okurlar’ deyip de gez. Eşeğini getirir. Köye kitap götürür. Ham olanı, yetirir. Bu duygudan alır, haz. ‘Yüksel’, eşeğin adı. Sanki vardı kanadı, Hiçbir yolda kalmadı, Yıldırmadı, yağmur, toz. Mustafa boş durmaz hiç Bulur makine birkaç. Dikiş- nakış kursu aç. Dolar oda, gelin-kız Gelen, iş yapar, dokur. Sırada kitap okur. Dil ve makine şakır Akıl yoran, alır hız. Meydanda heykeli var. Budur O’na büyük kâr. Sever, örnek alırlar. Olur tahsilliye, tez. Ürgüp’e can verendir. Muradına erendir. Gönüllere girendir Yeleni; bilinsin, yaz. |
Bayram Yelen
|
9 Ekim 2013 Çarşamba
BİR GÜZEL İNSAN
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder