Geldik Bremen'e çalışmak için.
Eğlencesi başka,işi bir başka.
Ne kadar uğraşsam alışmak için;
Sılanın hayali, düşü bir başka.
Nasipte varımış çıktık gurbete,
''Mundar mı'' diyerek bakarım ete.
Kokar burcu burcu burnumda kete,
Ekmeği birbaşka, aşı bir başka.
Ağaç çok, olmuyor yaprak kokusu,
Güvem eriğinin kekrek kokusu,
Ah nerde o, nerde toprak kokusu?
Toprağı bir başka,taşı bir başka.
Bulunur aç olan, karnı gayet tok.
Her gün yağmur, yollarında tozu yok.
Güzel kadar çirkini de epey çok.
Erkekler, kadınlar, kişi bir başka.
Gelenler burada kalmaz dediler,
Kalan da gönülden gülmez dediler.
Mevsimleri belli olmaz dediler.
Baharı bir başka, kışı bir başka.
Yelenî anlatsam bitmez bu anlar.
Ben başka söylerim, el başka anlar..
Gelecek inşallah ah o zamanlar.
Gurbettin sılaya dönüşü başka.
Şair BAYRAM YELEN'in YERİ GELMİŞKEN kitabından
10 Kasım 2013 Pazar
9 Ekim 2013 Çarşamba
BİR GÜZEL İNSAN
Yıl bin dokuz yüz kırk üç
Şartlarsa bir hayli güç Genç memur der; ‘Onu geç.’ O, Mustafa Güzelgöz Kütüphaneyi bekler. Günlere günü ekler. Çok kapıları tıklar; ‘Okuyan yok.’ Sorun çöz. Ürgüp, basar bağrına. On’la koşar yarına. Çözüm bulur soruna Engellemez gün ve buz. Der ki; Yangel de yat, Battı mı sana rahat, O, der; ‘Olmaz bu hayat. Çalışırım, verdim söz. Gelen yoksa, giderim, İne hizmet ederim, Hakka, halka ne derim? İçimde yanar bir köz Pazardan eşek alır. Kendi de yoldaş olur. Kitapla köye gelir ‘Okurlar’ deyip de gez. Eşeğini getirir. Köye kitap götürür. Ham olanı, yetirir. Bu duygudan alır, haz. ‘Yüksel’, eşeğin adı. Sanki vardı kanadı, Hiçbir yolda kalmadı, Yıldırmadı, yağmur, toz. Mustafa boş durmaz hiç Bulur makine birkaç. Dikiş- nakış kursu aç. Dolar oda, gelin-kız Gelen, iş yapar, dokur. Sırada kitap okur. Dil ve makine şakır Akıl yoran, alır hız. Meydanda heykeli var. Budur O’na büyük kâr. Sever, örnek alırlar. Olur tahsilliye, tez. Ürgüp’e can verendir. Muradına erendir. Gönüllere girendir Yeleni; bilinsin, yaz. |
Bayram Yelen
|
24 Nisan 2013 Çarşamba
YÂR YORUYOR
'Çok naz aşık usandırır' derler ya
Kur yormuyor, yâr yoruyor gönlümü.
Yüreğin içine ateş korlar ya
Nar yormuyor, yâr yoruyor gönlümü.
Sola koyduğumu, sağımdan çaldım.
Fincanda, baklada aydınlık faldım.
Hayat masasında, kumpasa geldim.
Zar yormuyor, yâr yoruyor gönlümü.
Dediler; 'Bakarsın, velâkin körsün.'
Cefa, eza ile kalbimi kırsın
Zehrini akıtsın,boynuma sarsın.
Mar yormuyor, yâr yoruyor gönlümü.
Yüzüm güldürmeye yetmiyor düşüm.
Suyum ısınıyor, pişmiyor aşım.
Yüce dağ başına dönse de başım,
Kar yormuyor, yâr yoruyor gönlümü.
Yüzme bilmem, dipsiz göle dalmışım.
Bilmem ne yitirmiş, neyi bulmuşum.
Cendereler arasında kalmışım.
Dar yormuyor, yâr yoruyor gönlümü.
'Kadersizin elması da çor' derler.
''Gönlü darın, dünyası da dar.' derler.
'Her yokuşun bir inişi var.' derler.
Zor yormuyor, yâr yoruyor gönlümü.
Karalarken sanıyor ki, paklıyor.
Lafazan ya, çok şeyini saklıyor.
Boynum kütüktedir, emir bekliyor,
Mir yormuyor, yâr yoruyor gönlümü.
Sürdüm olmaz, durdum olmaz şaşırdım.
Verdim olmaz, derdim olmaz şaşırdım
Serdim olmaz, dürdüm olmaz şaşırdım.
Hır yormuyor, yâr yoruyor gönlümü.
Yeleni der; yelden yazı yazmışım.
Gönülden gönüle bağı çözmüşüm.
Yaşıyom ya; hayatımdan bezmişim
Yer yormuyor, yâr yoruyor gönlümü.
BAYRAM YELEN
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)